Şirket aracı için düzenlenen trafik tutanağı: kesintisiz çalışma karinesi kalktı, ama her tespit geriye dönük bildirge, idari para cezası ve prim demek
Şirket aracı için düzenlenen trafik tutanağı: kesintisiz çalışma karinesi kalktı, ama her tespit geriye dönük bildirge, idari para cezası ve prim demek
Sosyal Güvenlik Kurumu, 19 Ekim 2026 tarihli Genelgesiyle kayıt dışı istihdamla mücadele uygulamasını değiştirdi. Kuruma bir kamu idaresinden intikal eden bilgi ve belgelerde — kolluk, zabıta, doktor, veteriner veya mühendis gibi görevlilerce düzenlenen bir tutanakta — kişinin fiilen çalıştığı tespit edilmişse, o tutanağın tarihi itibarıyla bir gün hizmet kazandırılacak. Trafik tutanakları bakımından ise genelge yalnızca yüze karşı tebliğ edilen ceza tutanaklarını esas alıyor.
Düzenleme işveren açısından tek yönlü değil: aşağıda göreceğiniz gibi, değişiklikten önce uygulanan kesintisiz çalışma karinesi kaldırıldı. Bu sayfa genelgeyi işveren tarafından okuyor — eski kuralla kıyaslıyor, hangi belgenin ne doğurduğunu, hangi cezanın hangi maddeye dayandığını, tespit sonrası bir aylık kritik süreyi ve şimdi ne yapılması gerektiğini anlatıyor.
Genelgenin künyesi
| Genelge | Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü — 2026/22 |
| Tarih ve sayı | 19.10.2026, E-26658445-045.99-152153364 |
| Konu | 2015/25 sayılı Genelge değişikliği |
| Değişen bölüm | 2015/25 sayılı Kayıt Dışı İstihdam ile Mücadele Genelgesinin “2.3.1.1. (4/a) sigortalıları yönünden yapılacak işlemler” başlıklı bölümü |
| Dağıtım | Tüm taşra teşkilatına |
Genelge tam olarak neyi değiştirdi?
İki değişiklik var: biri bir istisna ibaresi, diğeri bölümün üçüncü paragrafının tamamen yeniden yazılması ve iki örnek eklenmesi.
Birinci değişiklikle, birinci paragraftaki “KADİM Servislerince sigortalı ile ilgili işlem yapılması için” ibaresinden sonra gelmek üzere “üçüncü paragraf uyarınca sosyal güvenlik denetmenleri servisine gönderilecek kayıtlar hariç olmak üzere” ibaresi eklendi. Yani bir ayrım kuruldu: bazı kayıtlar KADİM servislerinde kalacak, bazıları denetmenlere gidecek.
Asıl düzenleme ikinci değişiklikte. Yeniden yazılan üçüncü paragraf şu kuralları getiriyor:
- 1Ön inceleme KADİM servislerinde. KADİM, Kurumun kayıt dışı istihdamla mücadele biriminin kısaltmasıdır (Kayıt Dışı İstihdamla Mücadele). Yüze karşı tebliğ edilen trafik ceza tutanakları esas alınarak yapılan tespitler ile tespite yarar bilgi ve belgeler KADİM servislerince incelenecek. İnceleme sonucunda aynı işyerinde çalıştığı tespit edilenler dışındaki kayıtlar sosyal güvenlik denetmenleri servisine gönderilecek.
- 2Fiilî çalışmayı gösteren her tutanak bir gün hizmet. Genelge bu kuralı kamu idarelerinden alınan bilgi ve belgelerle sınırlı olarak kuruyor: Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarının tespitleri ile kamu idarelerinin denetim elemanları dışında kalan kolluk, zabıta, doktor, veteriner, mühendis gibi görevlilerce düzenlenen tutanaklarda sigortalının fiilen çalıştığının tespit edildiği her bir kayıt için, tutanağın düzenlendiği tarih itibarıyla bir gün hizmet kazandırılacak.
- 3En eski tespit, işe giriş tarihi. Aynı işyerinde fiilen çalıştığına ilişkin birden fazla belge Kuruma ulaşırsa, en eski tarihli tespit işe giriş tarihi sayılacak.
- 4Çalışma ilişkisi kısmi süreli sayılacak. Aynı ay içindeki ve sonraki aylardaki tespit edilen her gün için bir gün hizmet kazandırılacak; ilişki kısmi süreli çalışma olarak ele alınacak.
- 5Boş bir ay, ilişkiyi kesiyor. Tespit bulunmayan bir aydan sonra yapılan ilk tespit yeni bir işe giriş sayılacak; önceki çalışma ilişkisi, hizmet kazandırılan son gün itibarıyla sona erdirilecek.
- 6“Sürekli çalıştı” itirazı denetime gider. İlk ve son tespit arasındaki çalışmanın sürekli olduğu yönünde itiraz edilmesi hâlinde konu denetime sevk edilecek.
Kural, her trafik cezasının otomatik olarak sigortalılık doğurduğu anlamına gelmiyor. Genelge, tutanakta sigortalının fiilen çalıştığının tespit edilmiş olmasını arıyor. Şahsi aracıyla, mesai dışında, çalışma ile ilgisi kurulamayan bir trafik cezası bu şartı karşılamaz. İşveren açısından savunmanın ilk ayağı budur: tutanağın içeriği fiilî çalışmayı gösteriyor mu?
İkinci bir sınır daha var: genelge trafik tutanakları bakımından yüze karşı tebliğ edilen ceza tutanaklarını esas alıyor. Elektronik denetleme sistemi veya radar gibi, sürücü durdurulmaksızın üretilen ve araç sahibine posta yoluyla tebliğ edilen cezalar bu tanıma girmez. Şirket araçlarına kesilen cezaların önemli bölümü bu ikinci gruptadır.
Asıl değişiklik: kesintisiz çalışma karinesi kaldırıldı
Haberlerin çoğu bu düzenlemeyi yeni bir risk olarak sunuyor. Oysa değiştirilen paragrafın eski hâliyle karşılaştırıldığında tablo farklı.
2015/25 sayılı Genelgenin aynı bölümünün değişiklikten önceki üçüncü paragrafı şöyleydi:
“… Sigortalının fiilen çalıştığına ilişkin aynı ayda ya da takip eden aylarda aynı işyerinden birden fazla bilgi ve belgenin Kuruma verilmesi halinde bu çalışmanın işveren tarafından aksi belgelendirilmediği sürece (sonradan düzenlenebilir nitelikteki belgelere dayanmaksızın) en eski tarih ile en yeni tarih arasında kesintisiz çalıştığı kabul edilerek işlem yapılacaktır.”
SGK Genelgesi 2015/25, bölüm 2.3.1.1, değişiklikten önceki üçüncü paragraf
Eski kural bir karine kuruyordu: iki tutanak arasındaki bütün dönem kesintisiz çalışma sayılıyor, aksini ispat yükü işverene düşüyordu. Mart ve Haziran aylarında birer tutanak, dört aylık kesintisiz sigortalılık anlamına geliyordu.
2026/22 bu karineyi kaldırdı. Yeni kuralda yalnızca tespit edilen günler hizmet olarak veriliyor, ilişki kısmi süreli sayılıyor ve kesintisiz çalışma ancak itiraz üzerine, denetim yoluyla araştırılıyor. Aynı örnekte sonuç dört ay değil, iki gündür.
Geriye dönük prim ve ceza matrahı bakımından değişiklik işveren lehinedir: ispat yükünü tersine çeviren karine kalkmış, hesaplama gün bazına inmiştir. Buna karşılık süreç sistematikleşmiştir — tutanaklar artık tek tek değerlendirilip otomatik olarak hizmete dönüştürülmekte, boş bir ay yeni bir sigortalılık ilişkisi doğurmaktadır.
Yani risk ortadan kalkmıyor, biçim değiştiriyor: daha çok sayıda ama daha küçük tespit. Asıl tehlike, aşağıda göreceğimiz “sürekli çalıştı” itirazının eski karineyi denetim yoluyla geri getirebilmesidir.
Genelgedeki iki örnek
Kuralın nasıl işlediğini, aradaki boş ayın sonucu nasıl değiştirdiğini gösteriyorlar.
(A) kişisinin (B) işyerinde Mart 2026’da 2, Nisan 2026’da 1, Mayıs 2026’da 2 ve Haziran 2026’da 1 farklı güne ilişkin tespiti var.
Mart 2026’daki ilk tespit tarihi itibarıyla bir işe giriş bildirgesi düzenlenecek, Mart için 2 gün hizmet verilecek. Takip eden aylarda da tespit bulunduğundan yeni işe giriş bildirgesi düzenlenmeyecek; Nisan için 1, Mayıs için 2, Haziran için 1 gün hizmet kazandırılacak ve son gün itibarıyla işten ayrılış bildirgesi düzenlenecek.
Sonuç: tek bir sigortalılık ilişkisi, toplam 6 gün.
(C) kişisinin (D) işyerinde Mart 2026’da 2, Nisan 2026’da 1, Haziran 2026’da 2 ve Temmuz 2026’da 1 tespiti var; Mayıs 2026’da tespit yok.
Mart’taki ilk tespitle işe giriş bildirgesi düzenlenecek, Mart için 2 ve Nisan için 1 gün hizmet verilip işten ayrılış bildirgesi düzenlenecek. Mayıs’ta tespit bulunmadığından Haziran’daki ilk tespitle yeni bir işe giriş bildirgesi düzenlenecek, Haziran için 2 ve Temmuz için 1 gün hizmet verilip yeniden işten ayrılış bildirgesi düzenlenecek.
Sonuç: iki ayrı sigortalılık ilişkisi, iki ayrı işe giriş bildirgesi.
Arada boş bir ay bulunması, aynı kişi için iki ayrı sigortalılık ilişkisi ve iki ayrı işe giriş bildirgesi doğurur. Kanun idari para cezasını “her bir sigortalı için” öngördüğünden, aynı sigortalıya ilişkin iki ayrı bildirgenin tek bir ceza mı yoksa iki ayrı ceza mı doğuracağı tartışmaya açıktır.
Asıl risk başka yerde: aşağıda göreceğimiz üzere, ilk belgenin Kuruma intikalinden itibaren bir yıl içinde ikinci bir tespit, cezayı beş kata çıkarabilecek alt bendi devreye sokar. Tespitlerin takvime dağılımı bu nedenle maliyeti doğrudan etkiler.
İşveren için risk zinciri
Tek bir tutanak, birbirini izleyen dört ayrı yükümlülük doğurabiliyor. Dayanakların çekirdeği 5510 sayılı Kanun’da; teşvik yasağının kapsamı 3294 ve 4447 sayılı Kanunlardaki destekleri de içeriyor.
1. İşe giriş bildirgesi cezası: asgari ücretin iki katı
Kanun’un 102’nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi üç kademe kurar. Bildirgenin süresinde verilmemesi hâlinde ceza her bir sigortalı için bir asgari ücrettir. Ancak bildirgenin verilmediği; mahkeme kararından, Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarının tespitlerinden, diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarının soruşturma, denetim ve incelemelerinden ya da bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden anlaşılırsa, ceza her bir sigortalı için asgari ücretin iki katına çıkar.
Genelgenin konusu olan kolluk ve zabıta tutanakları, bu sayımın son kaynağına girer: Kuruma kamu idarelerinden intikal eden bilgi ve belge. Nitekim genelgenin kendi cümlesi de “Kamu idarelerinden alınan bilgi ve belgelerde …” diye başlıyor. Bu görevliler kamu idarelerinin denetim elemanı değildir; genelge zaten onları açıkça denetim elemanlarının dışında sayar. Sonuç değişmez: bu yolla ortaya çıkan bir kayıt dışılık, baştan iki katlı ceza demektir.
Aynı bendin (3) numaralı alt bendi uyarınca, işyeri esas alınmak suretiyle, tespit veya belgenin Kuruma intikal tarihinden itibaren bir yıl içinde aynı yollardan biriyle tekrar bildirge verilmediğinin anlaşılması hâlinde ceza, her bir sigortalı için asgari ücretin beş katına yükselir. Bir tutanak geldikten sonraki on iki ay, işveren için yüksek riskli bir dönemdir.
2. Prim belgesi cezası: her ay için ayrıca asgari ücretin iki katı
Hizmet kazandırılan günler için belgeler önce işverenden istenir. 2015/25 sayılı Genelge, Kanun’un 86’ncı maddesinin yedinci fıkrasına dayanarak, kamu kurum ve kuruluşları ile bankalarca düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı anlaşılan sigortalılara ait belgelerin, yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi hâlinde Kurumca re’sen düzenleneceğini öngörür. Bu bir aylık pencere, dosyanın bütün seyrini belirler.
Belgeler bu sürede verilmezse Kurum, ilgili aylara ait prim belgesini — aylık prim ve hizmet belgesini, 2020 Ağustosundan itibaren muhtasar ve prim hizmet beyannamesini — re’sen düzenler. Buna bağlanan ceza, çoğu kaynakta karıştırılan bir noktadır ve burada doğru alt bendin seçilmesi tutarı dört katına kadar değiştirir.
Kanun’un 102’nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (4) numaralı alt bendi, belgenin mahkeme kararı, Kurum denetim memurlarının tespitleri, diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarının incelemeleri ya da bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden hizmetleri bildirilmediği anlaşılan sigortalılarla ilgili olması hâlini ayrıca düzenler. Bu hâlde ceza, belgenin asıl veya ek nitelikte olup olmadığına ve işverence düzenlenip düzenlenmediğine bakılmaksızın, aylık asgari ücretin iki katı tutarındadır.
Bendin başındaki “her bir fiil için” ifadesi burada belirleyicidir: ceza sigortalı başına değil, düzenlenmesi gereken her bir belge, yani her bir ay için ayrı ayrı uygulanır. Örnek 15’teki gibi dört aya yayılan bir tespitte bu kalem tek başına dört ayrı cezaya karşılık gelir.
Aynı bendin (3) numaralı alt bendi de re’sen düzenlemeden söz eder ve cezayı sigortalı sayısı başına aylık asgari ücretin yarısı olarak belirler. Ancak o alt bent, ek belgenin 86’ncı maddenin beşinci fıkrasına istinaden — yani otuz günden az çalışma bildirimine ilişkin belgelerin istenmesine rağmen ibraz edilmemesi nedeniyle — re’sen düzenlendiği hâle özgüdür. Genelgenin konusu olan tespit türü bu alt bende değil, (4) numaralı alt bende girer.
3. Prim aslı, gecikme cezası ve gecikme zammı
Kazandırılan günlere isabet eden sigorta primleri geçmişe dönük olarak tahakkuk eder. Kanun’un 89’uncu maddesi uyarınca süresinde ödenmeyen prim alacağına, sürenin bittiği tarihten itibaren ilk üç aylık sürede her bir ay için gecikme cezası uygulanır; ayrıca borç ödeninceye kadar her ay için gecikme zammı hesaplanır. Aynı madde, ilk üç ay için uygulanan gecikme cezası oranını değiştirme yetkisini Cumhurbaşkanına tanır; bu nedenle geçmiş dönem borçlarında o döneme ait oran esas alınır. Yıllar öncesine ait bir tespitte asıl yük, çoğu zaman primin kendisi değil bu kalemlerdir.
4. Teşviklerden yararlanamama: ilk tespitte bir ay, tekrarında bir yıl
Bu kalem, çok sigortalı çalıştıran işyerlerinde idari para cezalarının üzerine çıkabilir. Ancak süresi, çoğu kaynakta yazıldığı gibi “bir yıl” değildir. Uygulanacak hüküm, 5510 sayılı Kanun’un 6824 sayılı Kanunla eklenen ve 1 Nisan 2017’den beri yürürlükte olan ek 14’üncü maddesidir:
“Mahkeme kararıyla veya yapılan kontrol ve denetimlerde çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirilen sigortalıyı fiilen çalıştırmadığı tespit edilen işyerleri ilk tespitte bir ay süreyle, ilk tespit tarihinden itibaren üç yıl içinde tekrar eden her bir tespit için ise bir yıl süreyle bu Kanun, 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununda yer alan sigorta primi teşvik, destek ve indirimlerden yararlanamaz. Bu Kanun ve 3294 sayılı Kanun ile 4447 sayılı Kanunda bu maddeye aykırı olan hükümler uygulanmaz.”
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, ek madde 14, birinci fıkra
Son cümle önemlidir: Kanun’un 81’inci maddesinde 6486 sayılı Kanunla getirilmiş olan bir yıllık yasak, bu maddeye aykırı olduğu ölçüde uygulanmaz. Yürürlükteki rejim ek madde 14’tür. Buna karşılık ek madde 14’ün kapsamı daha geniştir: yasak yalnızca 5510’un kendi teşviklerini değil, 3294 ve 4447 sayılı Kanunlardaki prim teşvik, destek ve indirimlerini de kapsar.
Ek madde 14, bir alt sınır da getiriyor: “Beş kişiden fazla olmamak koşuluyla çalıştırılan toplam sigortalı sayısının yüzde 1’ini aşmayan sayıda” kişinin bildirilmediğinin tespit edilmesi hâlinde birinci fıkra hükümleri uygulanmaz.
Sonuç sezgiye aykırıdır: yüz ve üzeri sigortalı çalıştıran bir işyerinde tek kişilik bir tespit bu eşiğin altında kalacağı için yasak doğurmaz. Buna karşılık on kişilik bir işyerinde aynı tek tespit, yüzde 1 sınırını aştığı için doğrudan yasaklamaya girer. Teşvik riski, sigortalı sayısı azaldıkça artar. Maddenin ikinci fıkrası ayrıca bazı teşvikleri kapsam dışında tutar; somut olayda hangi teşvikin etkilendiği ayrıca değerlendirilmelidir.
Yersiz yararlanılan teşvik tutarları, ilgili hükümler uyarınca gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte geri alınır. Yasak süresi kısa olsa da, geriye dönük iade kalemi çoğu zaman cezadan daha ağırdır.
Zincirin en tehlikeli halkası: “sürekli çalıştı” itirazı
Genelge, ilk ve son tespit arasındaki çalışmanın sürekli olduğu yönünde itiraz edilmesi hâlinde konunun denetime sevk edileceğini söylüyor. İtiraz sigortalıdan da gelebilir; birkaç günlük hizmet yerine aylara yayılan bir hizmet tespiti onun lehinedir.
İşveren açısından sonuç şudur: dosya, altı günlük bir tespitle kapanabileceği gibi, denetim sonucunda aylık tam süreli bir çalışmanın tespitiyle de sonuçlanabilir. Bu durumda hem prim matrahı, hem ek belge sayısı, hem de idari para cezası katlanır. Dolayısıyla savunma, ilk tespit aşamasında ve belgeyle yapılmalıdır; itiraz aşamasına “nasılsa birkaç gün” diyerek girilmemelidir.
Tespit geldikten sonraki bir ay: dosyanın kaderi burada belirleniyor
2015/25 sayılı Genelgenin aynı bölümü, re’sen işlemden önce işverene tanınan süreci de düzenliyor. Pratikte en kritik aşama burasıdır.
- 1Önce sizden istenir. Sigortalı tescil ve hizmet servisleri, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 18’inci maddesi uyarınca re’sen tescil işlemini başlatır; ancak öncelikle işe giriş ve işten ayrılış bildirgesi ile prim belgesinin işverence düzenlenip bir ay içinde gönderilmesi istenir. Bildirgeler sigortalı tescil ve hizmet servislerince, prim belgesi prim tahakkuk ve tahsilat servislerince talep edilir.
- 2Bir ay içinde itiraz ederseniz re’sen tescil yapılmayabilir. İşverenin bu süre içinde (4/a) sigortalısı çalıştırmadığını kanıtlayıcı belgelerle ortaya koyması hâlinde, sigortalı tescil ve hizmet servislerince re’sen tescil işlemi yapılmaz. Aynı sonuç, servislerin kendi incelemesinde (4/a) sigortalısı olmadığına karar verilmesi hâlinde de doğar.
- 3Süre geçerse tescil re’sen yapılır. Belgeler bir ay içinde verilmezse, KADİM servislerince bildirilen tarih esas alınarak işyeri tescili, sigortalı tescili, prim belgesi ve işten ayrılış bildirgesi re’sen düzenlenir. Üstelik sigortalıdan işe başlama tarihine itiraz gelmedikçe, bu tarih ayrıca incelenmez.
- 4Geç itiraz, komisyona gider. İşverenin bir aylık süre dışında yaptığı itirazlarda sunulan belgeler sigortalı çalışmadığını kanıtlayıcı nitelikteyse, re’sen düzenlenen belgeler nedeniyle tahakkuk eden idari para cezaları ile sigorta prim borçları hakkında karar alınmak üzere konu ünite itiraz komisyonlarına intikal ettirilir. Yani kapı kapanmaz, ama artık takdire bağlıdır.
Tespit yazısı geldiğinde iki seçenek vardır: bir ay içinde bildirgeleri verip kayıt dışılığı kabul etmek, ya da aynı süre içinde çalışmanın bulunmadığını belgeyle ortaya koymak. “Sonra bakarız” üçüncü bir seçenek değildir — süre geçtiğinde tescil ve cezalar oluşmuş olur, geriye yalnızca komisyon takdiri kalır.
Bu nedenle araç teslim tutanağı, görevlendirme yazısı, puantaj ve araç takip kaydı gibi belgelerin olay anında değil, tespit yazısı gelmeden önce hazır olması gerekir. Genelge, sonradan düzenlenebilir nitelikteki belgelere itibar edilmeyeceğini zaten eski metninde de belirtiyordu.
İtiraz yolları ve süreler
Süreler kısa; tebligatın takip edilmemesi tek başına hak kaybı doğurur.
- –Tahakkuk tebliğle olur. İdari para cezaları ilgiliye tebliğ ile tahakkuk eder.
- –On beş gün içinde Kuruma itiraz. Tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde ceza ödenir veya aynı süre içinde Kuruma itiraz edilebilir. İtiraz, takibi durdurur.
- –Reddedilirse otuz gün içinde idare mahkemesi. Kurumca itirazı reddedilenler, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabilir. Bu süre içinde başvurulmazsa ceza kesinleşir.
- –Dava açmak tahsili kendiliğinden durdurmaz. Kuruma itiraz takibi durdurur; buna karşılık idare mahkemesine başvurulması, ayrıca yürütmenin durdurulması kararı verilmedikçe takip ve tahsili durdurmaz. İki aşamayı birbirine karıştırmamak gerekir.
- –Peşin ödemede dörtte üç. İtiraz edilmeden veya yargı yoluna başvurulmadan önce tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde peşin ödenirse cezanın dörtte üçü tahsil edilir. Peşin ödeme, cezaya karşı yargı yoluna başvurma hakkını etkilemez.
Peşin ödeme indirimi ile itirazın takibi durdurması arasındaki tercih, cezanın tutarına ve tespitin ne kadar savunulabilir olduğuna göre yapılmalıdır. Peşin ödemenin yargı yolunu kapatmadığı hükmü, bu kararı kolaylaştırır; ancak dosyanın denetime sevk edilme ihtimali varsa, ödeme öncesinde bütün tablonun görülmesi gerekir.
Şimdi ne yapmalı?
Risk, en çok araç kullanan ve sahada çalışan personelde yoğunlaşıyor.
- 1Tespit yazısı gelirse bir aylık süreyi kaçırmayın. Bu süre, re’sen tescilden ve cezadan kaçınmanın tek penceresidir; geçtikten sonra dosya ünite itiraz komisyonunun takdirine kalır.
- 2Araç–kişi eşleştirmesini kayda alın. Şirket araçlarını kimin, hangi tarihte, hangi görevle kullandığı yazılı olmalı. Araç teslim tutanağı, görevlendirme yazısı ve araç takip kaydı, bir tutanak geldiğinde elinizdeki tek savunmadır.
- 3Sigortasız kimse şirket aracına binmesin. Ortak, ortak yakını, stajyer, aday personel veya “bir günlüğüne yardım eden” kişilerin şirket aracını kullanması, en sık karşılaşılan tespit kaynağıdır.
- 4Alt işveren ve kiralık araç ilişkilerini belgeleyin. Sürücünün kimin sigortalısı olduğu sözleşmeyle ve bildirgeyle gösterilebilmelidir. Aksi hâlde prim ve idari para cezası bakımından asıl işverenin 5510 sayılı Kanun’un 12’nci maddesi uyarınca müteselsil sorumluluğu gündeme gelir; teşvik yasaklamasında da alt işverendeki aykırılık asıl işvereni etkileyebilir.
- 5Kısmi süreli çalışanlarda gün sayısını fiilî duruma uydurun. Genelge, tespite dayalı bu ilişkileri doğrudan kısmi süreli çalışma olarak kurguluyor. Eksik gün bildirimlerinde istenen bilgi ve belgelerin ibraz edilmemesi, ayrıca re’sen belge düzenlenmesine ve cezaya yol açar.
- 6Sahada tutanak düzenlenen her olayı içeride raporlayın. Trafik cezası, zabıta tutanağı, iş kazası sonrası düzenlenen belge veya sağlık kuruluşu kaydı — hepsi Kuruma intikal edebilecek belgelerdir. Olayı öğrenmek, cezayı tebliğ aldığınızda öğrenmekten iyidir.
- 7Bir tespit geldiyse, on iki ayı takvime yazın. Aynı yollardan ikinci bir tespit, cezayı beş kata çıkarır.
- 8Teşvik durumunuzu gözden geçirin. Prim teşviklerinden yararlanıyorsanız, ilk tespitin bir aylık, üç yıl içindeki her tekrarın birer yıllık yasaklama doğurduğunu ve yersiz yararlanılan tutarın geri alındığını hesaba katın. Sigortalı sayınız düşükse yüzde 1 eşiği sizi korumaz.
- 9Tebligat takibini kurumsallaştırın. On beş ve otuz günlük süreler, tatil veya personel değişikliği nedeniyle en sık kaçırılan sürelerdir.
Metinler
Yeni genelge ile değiştirilen bölümün eski hâlini karşılaştırabilmeniz için ikisini de koyduk. Başlıklara tıklayarak açabilirsiniz.
SGK Genelgesi 2026/22 — 2015/25 Sayılı Genelge DeğişikliğiSosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü · 19.10.2026 · E-26658445-045.99-152153364
T.C.
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü
Sayı: E-26658445-045.99-152153364 — 19.10.2026
Konu: 2015/25 Sayılı Genelge Değişikliği
GENELGE 2026/22
Kurumumuzun 11/11/2015 tarihli ve 2015/25 sayılı Genelgesinin “2.3.1.1. (4/a) sigortalıları yönünden yapılacak işlemler” başlıklı bölümünde aşağıdaki değişiklikler yapılmıştır.
1- Birinci paragrafta yer alan “KADİM Servislerince sigortalı ile ilgili işlem yapılması için ” ibaresinden sonra gelmek üzere; “, üçüncü paragraf uyarınca sosyal güvenlik denetmenleri servisine gönderilecek kayıtlar hariç olmak üzere,” ibaresi eklenmiştir.
2- Üçüncü paragraf aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve söz konusu paragraftan sonra gelmek üzere aşağıdaki örnekler eklenmiştir.
“Yüze karşı tebliğ edilen trafik ceza tutanakları esas alınarak yapılan tespitler, tespite yarar bilgi ve belgeler KADİM servislerince incelenecektir. Yapılan inceleme sonucunda aynı işyerinde çalıştığı tespit edilenler dışındaki kayıtlar sosyal güvenlik denetmenleri servisine gönderilecektir. Kamu idarelerinden alınan bilgi ve belgelerde, Kurumun denetim ve kontrol ile görevli memurlarının yaptığı tespitler ile kamu idarelerinin denetim elemanları dışında kalan kolluk, zabıta, doktor, veteriner, mühendis gibi görevlilerce düzenlenen tutanaklarda sigortalının fiilen çalıştığının tespit edildiği her bir kayıt için, sigortalıya tutanağın düzenlendiği tarih itibarıyla 1 gün hizmet kazandırılacaktır. Sigortalının aynı işyerinde fiilen çalıştığına ilişkin birden fazla bilgi ve belgenin Kuruma intikal etmesi hâlinde; en eski tarihli tespit, işe giriş tarihi olarak değerlendirilecek; aynı ay içindeki ve sonraki aylardaki tespit edilen her gün için bir gün hizmet kazandırılacak ve çalışma ilişkisi kısmi süreli çalışma olarak ele alınacaktır. Tespit bulunmayan bir aydan sonra yapılan ilk tespit, yeni bir işe giriş olarak değerlendirilecek; bu durumda önceki çalışma ilişkisi, hizmet kazandırılan son gün itibarıyla sona erdirilecektir. İlk ve son tespit arasındaki çalışmanın sürekli olduğu yönünde itiraz edilmesi hâlinde konu denetime sevk edilecektir.”
Örnek 15
(A) kişisinin (B) işyerinde Mart 2026’da 2, Nisan 2026’da 1, Mayıs 2026’da 2 ve Haziran 2026’da 1 farklı güne ilişkin tespiti bulunmaktadır. Bu durumda Mart 2026’daki ilk tespit tarihi itibarıyla işe giriş bildirgesi düzenlenecek ve Mart 2026 için 2 gün hizmet kazandırılacaktır. Takip eden aylarda da tespit bulunduğundan yeni işe giriş bildirgesi düzenlenmeksizin Nisan 2026 için 1, Mayıs 2026 için 2 ve Haziran 2026 için 1 gün hizmet kazandırılacak ve hizmet kazandırılan son gün itibarıyla işten ayrılış bildirgesi düzenlenecektir.
Örnek 16
(C) kişisinin (D) işyerinde Mart 2026’da 2, Nisan 2026’da 1, Haziran 2026’da 2 ve Temmuz 2026’da 1 farklı güne ilişkin tespiti bulunmakta, Mayıs 2026’da ise tespit bulunmamaktadır. Bu durumda Mart 2026’daki ilk tespit tarihi itibarıyla işe giriş bildirgesi düzenlenecek, Mart 2026 için 2 gün ve Nisan 2026 için (işe giriş bildirgesi düzenlenmeksizin) 1 gün hizmet kazandırılacak ve hizmet kazandırılan son gün itibarıyla işten ayrılış bildirgesi düzenlenecektir. Mayıs 2026’da tespit bulunmadığından Haziran 2026’daki ilk tespit tarihi itibarıyla yeni bir işe giriş bildirgesi düzenlenecek, Haziran 2026 için 2 gün ve Temmuz 2026 için (işe giriş bildirgesi düzenlenmeksizin) 1 gün hizmet kazandırılacak ve hizmet kazandırılan son gün itibarıyla işten ayrılış bildirgesi düzenlenecektir.
Bilgilerini ve gereğini rica ederim.
Yunus ELİTAŞ — Kurum Başkanı
Dağıtım: Tüm Taşra Teşkilatına
2015/25 sayılı Genelge, bölüm 2.3.1.1 — değişiklikten önceki hâliSGK Genelgesi 2015/25 (11.11.2015, sayı 90211595/622), “Kayıt Dışı İstihdam Tespitlerinin İlgili Servislere Bildirimi” bölümünden
2.3.1.1. (4/a) sigortalıları yönünden yapılacak işlemler
Kayıt dışı olarak tespit edilen çalışmanın Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında olması halinde, KADİM Servislerince sigortalı ile ilgili işlem yapılması için sigortalı tescil ve hizmet servisleri ile işyeri tescil ve e-sigorta servislerine bir yazı ekinde tespitler gönderilecektir.
5510 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinin yedinci fıkrası gereğince kamu kurum ve kuruluşları ile bankalar tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı anlaşılan sigortalılara ait olup, Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde bu belgeler Kurumca re’sen düzenlenmektedir.
Kamu idarelerinden alınan bilgi ve belgelerde ya da kamu idarelerinin denetim elemanları dışında kalan kolluk, zabıta, doktor, veteriner, mühendis vb. memurlarının sigortalının fiilen çalıştığının tespit ettiği tutanağın düzenlendiği tarih itibariyle hizmet verilecektir. Sigortalının fiilen çalıştığına ilişkin aynı ayda ya da takip eden aylarda aynı işyerinden birden fazla bilgi ve belgenin Kuruma verilmesi halinde bu çalışmanın işveren tarafından aksi belgelendirilmediği sürece (sonradan düzenlenebilir nitelikteki belgelere dayanmaksızın) en eski tarih ile en yeni tarih arasında kesintisiz çalıştığı kabul edilerek işlem yapılacaktır.
Yukarıdaki üçüncü paragraf, 2026/22 sayılı Genelge ile tamamen değiştirilmiştir.
Bu itibarla, sigortalı tescil ve hizmet servislerince Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 18 inci maddesi ve 22/2/2013 tarihli ve 2013-11 sayılı Genelge gereğince re’sen tescil işlemi başlatılacak olup öncelikle işe giriş/işten ayrılış bildirgesi ile aylık prim ve hizmet belgesinin işverence düzenlenip bir ay içinde gönderilmesi istenecektir. İşe giriş/işten ayrılış bildirgesi sigortalı tescil ve hizmet servislerince, aylık prim ve hizmet belgesi ise prim tahakkuk ve tahsilat servislerince istenecektir. Bu sürede gönderilmeyen işe giriş/işten ayrılış bildirgesi sigortalı tescil ve hizmet servislerince, aylık prim ve hizmet belgesi prim tahakkuk ve tahsilat servislerince re’sen düzenlenecektir. Re’sen tescili yapılacak sigortalının çalıştığı işyerinin tescilsiz olması halinde ise işyeri bildirgesi işyeri tescil ve e-sigorta servisince istenecektir.
KADİM servislerince gönderilen listelerde (4/a)’lı olması gerekenler hakkında sigortalı tescil ve hizmet servislerince yapılan incelemede (4/a) sigortalısı olmadığına karar verilenler ya da işverenlerin bir aylık süre içinde (4/a) sigortalısı çalıştırmadıklarını kanıtlayıcı belgelerle itirazda bulunmaları halinde (4/a) sigortalısı olmayacaklarına sigortalı tescil ve hizmet servislerince karar verilenlerin re’sen tescil işlemi yapılmayacaktır.
İşverenlerin bir aylık süre içinde belgeleri vermemeleri halinde KADİM servilerince bildirilen tarih esas alınarak işyeri tescili/sigortalı tescili/aylık prim ve hizmet belgesi/işten ayrılış bildirgesi re’sen düzenlenecek, sigortalı tarafından işe başlama tarihine karşı bir itiraz olmadığı sürece, “işe başlama tarihi” konusunda herhangi bir inceleme yapılmayacaktır.
İşverenlerin bir aylık süre dışında yaptıkları itirazlarda sunulan belgelerin sigortalı çalışmadığına ilişkin kanıtlayıcı nitelikte olması halinde ilgili servislerce re’sen yapılan işyeri, işe giriş, işten ayrılış ve aylık prim ve belgesi sebebiyle tahakkuk eden idari para cezaları ile tahakkuk ettirilecek sigorta prim borçları hakkında karar alınmak üzere konu ünite itiraz komisyonlarına intikal ettirilecektir.
(Mülga 28/03/2023-2023/16 Sayılı Genelge)
Kayıt dışı çalıştığı tespit edilen kişinin aynı zamanda Kurumdan aylık aldığının tespiti halinde, çalıştığı işyeri ve sigortalının aylık aldığı emeklilik türüne göre sigortalı tescil ve hizmet servislerince işlem yapılacaktır. Bu durumdaki sigortalıların re’sen tescil işlemi sonuçlandırıldıktan sonra (4/a) ve (4/b) aylığının kesilmesi gerekenler aylığın bağlandığı üniteye, (4/c) aylığının kesilmesi gerekenler ise Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığına gönderilecektir.
Bu sayfadaki açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; belirli bir olaya ilişkin görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Genelge, Kurumun iç işleyişini düzenler; somut olaydaki hizmet tespiti ve idari para cezası nihai olarak yargı denetimine tabidir. Mevzuat ve idarenin uygulaması değişebilir. Somut durumunuz için düzenlemelerin güncel hâlini esas alınız ve bizimle iletişime geçiniz.