Danıştay Kararı: Mukimlik belgesi yoksa çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması uygulanamıyor
Mukimlik belgesi yoksa çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması uygulanmıyor
Danıştay Üçüncü Dairesi, yurt dışındaki bir kuruma yapılan ödemelerde mukimlik belgesi sunulmadığı için anlaşma hükümlerinin uygulanmamasını ve bunun sonucunda kesilen cezalı stopajı yerinde buldu. Karar, uygulamada en sık ihmal edilen tek bir evrakın bedelini gösteriyor.
Aynı kararda iki şey daha var: sunucu ve alan adı kiralaması bedelinin gayrimaddi hak bedeli sayılması ve tekerrür artırımında lehe kanun ilkesinin uygulanması.
Kararın künyesi
| Karar | Danıştay Üçüncü Dairesi, E:2023/4701, K:2025/334 |
| Tarih | 3 Şubat 2025 — oybirliğiyle, kesin |
| Konu | Dar mükellef kuruma yapılan gayrimaddi hak bedeli ödemelerinde kurumlar vergisi tevkifatı; mukimlik belgesi sunulmaması |
| Dönem | 2016 yılının Mart ila Eylül dönemleri |
| Sonuç | Cezalı stopaj onandı · Tekerrür artırımı bozuldu |
Olay
Pazarlama ve internet hizmetleri alanında faaliyet gösteren bir limited şirket, dar mükellef bir kuruma sunucu ve alan adı kiralaması karşılığında ödeme yapıyor. Bu ödemelerden kurumlar vergisi tevkifatı yapmıyor.
Vergi incelemesi sonucunda, ödemelerin gayrimaddi hak bedeli niteliğinde olduğu ve tevkifata tabi tutulması gerektiği tespit ediliyor. 2016 yılının Mart ila Eylül dönemleri için ikmalen gelir (stopaj) vergisi salınıyor; ayrıca tekerrür hükümleri uyarınca artırılarak bir kat vergi ziyaı cezası kesiliyor.
Şirket, hizmetin paylaşımlı sunucu hizmeti olması nedeniyle tevkifata tabi olmadığını, matrah artırımında bulunulduğunu, incelemenin usulüne uygun yapılmadığını ve hesaplamanın hatalı olduğunu ileri sürerek dava açıyor.
Yargılama süreci
- 1Vergi Mahkemesi — ret. Ödemeler Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30’uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tevkifata tabidir. Ayrıca ödeme yapılan kuruma ait mukimlik belgesi sunulmadığından çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması hükümleri uygulanamaz. 2013 yılının Mart dönemine ait olup 2014’te kesinleşen ceza, tekerrür uygulamasına esas alınabilir.
- 2Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesi — istinaf reddi. Vergi Mahkemesi kararı usul ve hukuka uygun bulunarak, başvuru İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45’inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca reddedilir.
- 3Danıştay Üçüncü Dairesi — kısmen onama, kısmen bozma. Cezalı stopaja ilişkin hüküm fıkrası “aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile” uygun bulunarak onanır. Yalnızca vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmı bozulur.
Karardan çıkan üç sonuç
1. Mukimlik belgesi yoksa anlaşma uygulanmıyor
Kararın en çok ilgilendiren yanı budur. Anlaşmanın varlığı tek başına yetmiyor; anlaşmadan yararlanmak isteyen tarafın o ülkede mukim olduğunu belgelemesi aranıyor ve belge yoksa doğrudan iç mevzuat uygulanıyor.
“… davacı tarafından ödeme yapılan kuruma ait mukimlik belgesi sunulmaması nedeniyle çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması hükümleri uygulanamayacağından dava konusu tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı …”
İlk derece mahkemesi kararının özeti, kararda aktarıldığı şekliyle
Danıştay Üçüncü Dairesi bu hüküm fıkrasını kendi gerekçesiyle değil, ilk derece gerekçesini benimseyerek onamıştır: “Temyiz istemine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının; bir kat vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisine ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Dairemizce de uygun bulunmuştur.”
Mukimlik belgesi şartı çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının metinlerinde yer almaz; kaynağı 4 Seri No.lu Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları Genel Tebliği ile idari uygulamadır. Bir genel tebliğin, anlaşmanın aramadığı bir şart ekleyip eklemeyeceği doktrinde tartışılmıştır. Bu karar, tartışmanın uygulamadaki yönünü göstermektedir: belge yoksa anlaşma yok.
2. Sunucu ve alan adı kiralaması gayrimaddi hak bedeli sayıldı
İkinci ve en az birincisi kadar önemli tespit budur. Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30’uncu maddesinin ikinci fıkrası, “ticarî veya ziraî kazanca dahil olup olmadığına bakılmaksızın” telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, marka ve benzeri gayrimaddi hakların satışı, devri ve temliki karşılığında ödenen bedellerden tevkifat yapılmasını öngörür.
Mahkeme, sunucu ve alan adı kiralaması bedelini bu kapsamda görmüştür. Davacının “bu bir paylaşımlı sunucu hizmetidir, hizmet alımıdır” yönündeki itirazı sonucu değiştirmemiştir. Yurt dışından alınan dijital altyapı hizmetlerini düz bir hizmet alımı sayıp tevkifatsız geçen şirketler için bu, doğrudan bir uyarıdır.
Bir ödeme gayrimaddi hak bedeli sayıldığında, kazancın ticari kazanç olup olmadığı tartışması sonucu değiştirmez: 30’uncu maddenin ikinci fıkrası nitelendirmeye bakmaksızın tevkifat öngörür. Yani “bu bir ticari hizmet alımıdır, stopaj doğmaz” savunması bu kutuda işlemez.
Uygulamada sunucu barındırma, alan adı, yazılım lisansı, bulut hizmeti ve benzeri ödemelerde sözleşmenin nasıl kurulduğu — hizmet mi, kullanım hakkı mı — doğrudan vergisel sonucu belirler.
3. Tekerrür artırımında lehe kanun ilkesi uygulanır
Kararın bozulan tek yanı budur ve mükellef lehinedir. Vergi Usul Kanunu’nun 339’uncu maddesi, 7338 sayılı Kanun’un 38’inci maddesiyle değiştirilmiş ve 26 Ekim 2021’de yürürlüğe girmiştir. Değişiklikle, tekerrür nedeniyle yapılacak artırım tutarının, tekerrüre esas alınan kesinleşmiş cezadan fazla olamayacağı kuralı getirilmiştir.
Daire, ceza hukukunun genel ilkelerinden olan lehe kanun ilkesini uygulamıştır: faile ceza öngören bir kanunda sonradan yapılan değişiklikle daha hafif bir ceza öngörülmüşse, faile daha hafif olan ceza uygulanır. Uyuşmazlık 2016 dönemlerine ilişkin olsa da, 2021 tarihli bu sınır dikkate alınarak yeniden karar verilmek üzere ilgili hüküm fıkrası bozulmuştur.
Bu, yalnızca bu dosyayla sınırlı bir sonuç değildir. Devam eden uyuşmazlıklarda tekerrür nedeniyle artırılmış vergi ziyaı cezası bulunan her mükellef için kontrol edilmesi gereken bir noktadır.
Kararın söylemedikleri
Bir kararı olduğundan geniş okumak, onu hiç okumamak kadar risklidir.
- –Geliştirilmiş bir gerekçe içermez. Daire, mukimlik belgesi konusunda kendi ayrıntılı değerlendirmesini yazmamış, ilk derece gerekçesini benimsemiştir. Sonuç bağlayıcıdır, ancak karar bu konuda ayrıntılı bir doktriner tartışma sunmaz.
- –İçtihadı birleştirme kararı değildir. Tek bir dairenin kararıdır. Uygulamanın yönünü gösterir; her olayda aynı sonucun çıkacağının garantisi değildir.
- –Serbest meslek kazancı tartışmasına girmez. Uyuşmazlık gayrimaddi hak bedeline ilişkindir. Yurt dışından alınan danışmanlık, mühendislik veya teknik destek hizmetlerinin serbest meslek kazancı mı, ticari kazanç mı sayılacağına dair bir belirleme içermez.
- –Kaynak ölçütünü tartışmaz. Olayda iç mevzuatın vergilendirme hakkı zaten açıktı. Hizmetin Türkiye’de hiç icra edilmediği ve yalnızca bedelin Türkiye’den ödendiği durumlarda Türkiye’nin kaynak iddiasının doğup doğmayacağı sorusu bu kararla cevaplanmamıştır.
- –Belgenin sonradan ibrazını kapatmaz. Karar, belge sunulmadığı için anlaşmanın uygulanmamasını yerinde bulmuştur. Tebliğ uyarınca sonradan ibraz hâlinde iade yolu ayrıca değerlendirilir.
Mükellef için pratik çıkarımlar
- 1Mukimlik belgesini ödemeden önce isteyin. Ödeme yapıldıktan sonra belge peşinde koşmak, inceleme riskini çoktan üstlenmiş olmak demektir.
- 2Sözleşmeye yükümlülük olarak yazın. İlgili takvim yılına ait belgenin aslı ve onaylı tercümesiyle birlikte temin edilmesi, gelmemesi hâlinde stopajın tedarikçiye rücu edilmesi sözleşmede düzenlenmelidir.
- 3Belge yıllıktır. Her takvim yılı için ayrı belge gerekir ve izleyen yılın dördüncü ayına kadar geçerlidir. Yenilemeyi takvime bağlayın.
- 4Dijital altyapı ödemelerini yeniden sınıflandırın. Sunucu, alan adı, barındırma, lisans ve bulut hizmeti ödemelerinizin sözleşme metinlerini, hizmet alımı mı yoksa kullanım hakkı mı kurduğu açısından gözden geçirin.
- 5Tekerrürlü cezalarınızı kontrol edin. Devam eden uyuşmazlıklarda artırım tutarının, tekerrüre esas kesinleşmiş cezadan fazla olup olmadığına bakın.
- 6Tereddütlü ödemede önce yazılı görüş alın. Tevkifat yapılmadan geçilen her ödeme, beş yıllık zamanaşımı süresince açık bir risktir.
Yurt dışında ifa edilip yurt dışında kullanılan hizmetlerde stopaj ve katma değer vergisinin nasıl doğduğunu, iki özelge üzerinden ayrıntılı olarak ele aldığımız incelememizi de okuyabilirsiniz: Yurt dışından alınan hizmette stopaj ve KDV.
Kararın tam metni
Başlığa tıklayarak açabilirsiniz.
Danıştay Üçüncü Dairesi, E:2023/4701, K:2025/334 sayılı kararıKarar tarihi 03.02.2025 — oybirliğiyle, kesin. Taraf adları ve mahkeme bilgileri kararda kısaltılmıştır.
T.C. DANIŞTAY — ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/4701 — Karar No: 2025/334
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
… Pazarlama ve İnternet Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI)
… Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına, dar mükellef kuruma yaptığı gayri maddi hak bedeli ödemelerinden tevkifat yapmadığı yolunda tespitler içeren vergi tekniği raporu uyarınca düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 2016 yılının Mart ila Eylül dönemleri için ikmalen salınan gelir (stopaj) vergisi ile tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Uyuşmalık konusu ödemelerin sunucu ve alan adı kiralaması hizmetine ilişkin olduğu ve dar mükellefiyete tabi bir kuruma yapıldığı anlaşıldığından 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30. maddesinin 2. fıkrası uyarınca tevkifata tabi tutulması gerektiği, öte yandan davacı tarafından ödeme yapılan kuruma ait mukimlik belgesi sunulmaması nedeniyle çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması hükümleri uygulanamayacağından dava konusu tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, 2013 yılının Mart dönemine ait olup 2014 yılında kesinleşen cezanın tekerrür uygulamasına esas alınabileceği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Uyuşmazlık konusu dönemler için matrah artırımında bulunmaları nedeniyle inceleme ve tarhiyat yapılmayacağı, vergi incelemesinin usulüne uygun yapılmadığı, internet sitesi oluşturma programı pazarlama faaliyeti ile iştigal ettikleri, raporda iddia edildiği gibi piramit satış yöntemi uygulamadıkları, ticaret müfettişi tarafından hazırlanan raporun 2013 yılına ait olması nedeniyle vergi inceleme raporuna done teşkil edemeyeceği, yurt dışından alınan sunucu hizmetinin paylaşımlı sunucu hizmeti (shared hosting) olması nedeniyle tevkifata tabi olmadığı, alınan hizmet bedeline ilişkin hesaplamanın hatalı yapıldığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE — MADDİ OLAY
Davacı adına, dar mükellef kuruma yaptığı gayri maddi hak bedeli ödemelerinden tevkifat yapmadığından bahisle ikmalen gelir (stopaj) vergisi salınmış, tekerrür hükümleri gereğince artırılarak bir kat vergi ziyaı cezası kesilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 339. Maddesinin, 7338 sayılı Kanun’un 38. maddesiyle değişen ve 26/10/2021 tarihinde yürürlüğe giren 1. fıkrasında, vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere, vergi ziyaı cezasında cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren beşinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar, usulsüzlükte cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren ikinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezası yüzde elli, usulsüzlük cezası yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanacağı, artırım tutarının kesinleşen cezadan (kesinleşen birden fazla ceza olması durumunda bunlardan tutar itibarıyla en yükseğinden) fazla olamayacağı, 2. fıkrasında birinci fıkrada yer alan beş ve iki yıllık sürelerin hesabında, artırıma esas alınan cezaların kesinleşme tarihinin dikkate alınacağı hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Temyiz istemine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının; bir kat vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisine ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Dairemizce de uygun bulunmuştur.
Dava konusu vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uyarınca artırılan kısmı yönünden dava reddedilmişse de ceza hukukunun genel ilkelerinden olan lehe kanun ilkesi gereğince faile ceza öngören bir kanunda sonradan yapılan bir değişiklikle, eski cezaya nazaran daha hafif bir ceza kesilmesi öngörülmüşse faile daha hafif olan ceza uygulanacağından, 213 sayılı Kanun’un 339. maddesinde 7338 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikle; tekerrür hükümleri uyarınca artırılacak tutarın, tekerrüre esas alınan cezadan fazla olamayacağı yolunda getirilen düzenleme dikkate alınarak yeniden karar verilmek üzere Vergi Dava Dairesi kararının değinilen hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının, bir kat vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Temyiz isteminin kısmen kabulüne,
4. Kararın, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uyarınca artırılan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
5. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına, 03/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu sayfadaki açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; belirli bir olaya ilişkin görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Mahkeme kararları kendi somut olaylarına ilişkindir ve başka olaylarda farklı sonuçlara varılabilir. Somut durumunuz için mevzuatın güncel hâlini esas alınız ve bizimle iletişime geçiniz.