VUK mükerrer madde 298/(Ç) · Sabit kıymetlerde yeniden değerleme

2026 üçüncü geçici vergi döneminde yeniden değerleme oranı yüzde 19,64: sabit kıymetlerini değerleyen şirket ne kazanır?

Gelir İdaresi Başkanlığı, 2026 yılı üçüncü geçici vergi döneminde uygulanacak yeniden değerleme oranını yüzde 19,64 olarak açıkladı. Enflasyon düzeltmesi 2025, 2026 ve 2027 hesap dönemlerinde yapılmayacağı için, sabit kıymetlerini yeniden değerleme kapısı bu yıl da açık.

Bu sayfa üç soruyu yanıtlıyor: bu oran tam olarak neyin oranı, kim neyi değerleyebilir ve değerleme gerçekte ne kazandırır. Son sorunun cevabı göründüğünden daha nüanslı; faydanın büyük bölümü kalıcı bir kazanç değil, bir erteleme.

2026 geçici vergi dönemi oranları

Tablodaki aylar geçici vergi dönemlerini gösterir; oranın ölçüm penceresi farklıdır. Oran, bir önceki yılın Kasım ayından başlamak üzere 3, 6 ve 9 aylık dönemlerde, bir önceki eşit uzunluktaki döneme göre Yİ-ÜFE’de meydana gelen ortalama fiyat artış oranıdır. Dönemler birbirine eklenmez.

Dönem Oran Sirküler Tarih
Birinci · Ocak–Mart %4,19 KVK-72 / 2026-2 / Yatırım İndirimi-58 Nisan 2026
İkinci · Ocak–Haziran %11,51 KVK-73 / 2026-3 / Yatırım İndirimi-59 23.07.2026
Üçüncü · Ocak–Eylül %19,64 KVK-74 / 2026-4 / Yatırım İndirimi-60 30.10.2026

“213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (B) fıkrasına istinaden 2026 yılı üçüncü geçici vergi döneminde uygulanacak yeniden değerleme oranı % 19,64 (yüzde ondokuz virgül altmışdört) olarak tespit edilmiştir.”

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Sirküleri /74, 30.10.2026

Bu oran neyin oranı? Üç ayrı rakamı karıştırmayın

Kasım ayında en sık karşılaştığımız soru bu; üç farklı oran aynı isimle anılıyor.

  • 1Geçici vergi dönemi oranı — yüzde 19,64. Sirkülerin doğrudan konusu, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32/A maddesindeki yatırıma katkı tutarının ve Gelir Vergisi Kanunu geçici 69’uncu maddesindeki yatırım indiriminin endekslenmesidir. Ancak oran mükerrer 298’in (B) fıkrasına göre tespit edildiğinden, aynı oran (Ç) fıkrası kapsamındaki sabit kıymet yeniden değerlemesinde de kullanılır. Bu sayfanın konusu olan oran budur.
  • 2Yıllık oran — yüzde 25,49. Bu, 2025 yılına ait yıllık yeniden değerleme oranıdır ve 2026 yılında uygulanacak maktu had ve tutarların artırılmasında kullanılır. Piyasada sıkça “2026 yeniden değerleme oranı” diye anılması bir yanlış adlandırmadır; 2026 sabit kıymet değerlemesinde kullanılacak oran bu değildir.
  • 32026 yıl sonu oranı — henüz açıklanmadı. Yıllık oran teamülen kasım ayında bir Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile ilan edilir. Yıl sonu bilançosunda yapılacak değerlemede bu oran kullanılacaktır; geçici dönemde yapılan değerleme yıl sonunu bağlamaz.

2026’da yeniden değerleme yapılabilir mi? Evet, ve bu bir tesadüf değil

Mükerrer 298’in (Ç) fıkrası, yalnızca enflasyon düzeltmesi şartlarının gerçekleşmediği dönemlerde uygulanabilir. 2023 ve 2024’te enflasyon düzeltmesi yapıldığı için bu kapı kapalıydı. Kapıyı yeniden açan şey, 7571 sayılı Kanun’la Vergi Usul Kanunu’na eklenen geçici 37’nci maddedir (Resmî Gazete 25.12.2025, sayı 33118).

Madde iki iş yapıyor. Önce, 2025 hesap dönemi ile geçici vergi dönemleri de dâhil olmak üzere 2026 ve 2027 hesap dönemlerinde, şartların oluşup oluşmadığına bakılmaksızın mali tabloların enflasyon düzeltmesine tabi tutulmayacağını hükme bağlıyor. Ardından, asıl belirleyici olan cümleyi kuruyor:

“Mükerrer 298 inci maddenin (Ç) fıkrası uygulaması açısından, birinci fıkrada enflasyon düzeltmesi yapılmayacağı belirtilen dönemler … enflasyon düzeltmesi şartlarının gerçekleşmediği dönem olarak değerlendirilir.”

213 sayılı Vergi Usul Kanunu, geçici madde 37 (7571 sayılı Kanun ile eklenmiştir)

Yani kanun koyucu, enflasyon düzeltmesini askıya alırken yeniden değerlemeyi bilinçli olarak devreye sokmuştur. 2025, 2026 ve 2027, sabit kıymetlerini yeniden değerlemek isteyen mükellefler için açık dönemlerdir. Özel hesap dönemi kullananlarda kapsam, 2026, 2027 ve 2028’de biten dönemlerdir. Madde ayrıca Cumhurbaşkanına, geçici vergi dönemleri dâhil olmak üzere bu süreleri üç hesap dönemine kadar uzatma yetkisi verir; uzatılan dönemler de (Ç) fıkrası bakımından aynı şekilde değerlendirilir.

Tek istisna

Geçici 37’nin ilk iki fıkrası, mükerrer 298’in (A) fıkrasının (9) numaralı bendi kapsamındaki mükellefler bakımından uygulanmaz. Bunlar, münhasıran sürekli olarak işlenmiş altın ve gümüş alım-satımı ve imali ile iştigal eden mükelleflerdir. Bu mükellefler enflasyon düzeltmesi yapmaya devam eder ve dolayısıyla (Ç) fıkrasından yararlanamaz.

Kim, neyi değerleyebilir?

Uygulamanın usul ve esasları 537 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde düzenlenmiştir (Resmî Gazete 14.05.2022, sayı 31835).

Yararlanabilecekler

Tam mükellefiyete tabi ve bilanço esasına göre defter tutan gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri. Kollektif, adi komandit ve adi şirketler de kapsamdadır.

Uygulama ihtiyaridir. Değerleme yapıp yapmamak mükellefin tercihine bırakılmıştır; hangi kıymetlerin değerleneceği de seçilebilir, tüm kıymetleri kapsama almak zorunlu değildir.

Yararlanamayacaklar

Dar mükellefler; işletme hesabı esasına göre defter tutanlar (zirai işletme hesabı dâhil); serbest meslek kazanç defteri tutanlar; kayıtlarını yabancı para birimiyle tutmasına izin verilenler; ve münhasıran işlenmiş altın-gümüş alım-satımı ve imaliyle iştigal edenler.

Hangi kıymetler kapsamda?

Fıkra, bilançoya dâhil amortismana tabi iktisadi kıymetleri kapsar. Kapsam dışında kalanlar, uygulamada en çok sorun çıkaran başlıktır:

  • –Arsa ve araziler. Amortismana tabi olmadıkları için (Ç) fıkrası kapsamına girmezler. Gayrimenkul ağırlıklı bilançolarda bu, uygulamanın en önemli sınırıdır.
  • –Sat-kirala-geri al işlemine veya kira sertifikası ihracına konu edilen kıymetler.
  • –Değerlemenin yapıldığı dönemde aktife alınan kıymetler. Yeni tamamlanan bir bina ancak izleyen dönemde değerlenebilir.
  • –Yapılmakta olan yatırımlar ve emtia niteliğindeki kıymetler.
  • –Maliyete eklenmiş kur farkları ve kredi faizleri. Bunlar, bunlara isabet eden amortismanlar dâhil, yeniden değerleme kapsamına girmez; kıymetin aktifleştirildiği döneme ait olanlar bu sınırın dışındadır. Pratikte bu, maliyet bedelinin ayıklanmasını gerektiren zahmetli bir hazırlık demektir.

Mekanik: nasıl hesaplanır, nasıl kaydedilir

Kıymetin maliyet bedeli ile birikmiş amortismanı aynı oranla çarpılır. Yeniden değerleme sonrası net defter değeri ile önceki net defter değeri arasındaki fark, değer artışıdır ve bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında gösterilir; uygulamada 522 – Maddi Duran Varlık Yeniden Değerleme Artışları hesabı kullanılır. Fon, her kıymet itibarıyla ayrı ayrı izlenir.

Örnek · Yüzde 19,64 ileDeğerleme öncesiDeğerleme sonrası
Maliyet bedeli1.000.0001.196.400
Birikmiş amortisman400.000478.560
Net defter değeri600.000717.840
Değer artışı (fon)–117.840

Kayıt: 253 hesaba 196.400 borç, 257 hesaba 78.560 alacak, 522 hesaba 117.840 alacak. Örnekte maliyet bedeli, 2025 yılı sonu itibarıyla yasal defter değeridir ve 2026’nın önceki geçici vergi dönemlerinde değerleme yapılmamıştır.

Yıl içinde ikinci kez değerleme yapacaksanız

Birinci veya ikinci geçici vergi döneminde zaten değerleme yapmış bir mükellefin, üçüncü dönem oranını değerlenmiş değerlere doğrudan uygulaması etkiyi fazla gösterir; çünkü dönem oranları kümülatif pencereye göre belirlenir ve birbirine eklenmez. Tebliğde bu durumu düzenleyen açık bir mahsup örneği bulunmadığından, yıl içinde ikinci kez değerleme yapılacak hâllerde hesaplamanın kıymet bazında ayrıca kurulması gerekir.

Değerleme sonrası amortisman, bulunan yeni değerler üzerinden ayrılmaya devam eder. Geçmişte hiç amortisman ayrılmamışsa, matrah amortismanın tam ayrıldığı varsayımıyla hesaplanır; bu, eksik amortisman ayırmış şirketlerde aleyhe çalışır.

Yeniden değerlemenin kendisi vergiye tabi değildir

(Ç) fıkrası kapsamındaki değerleme için beyan veya ödeme yükümlülüğü yoktur. Değer artışı, doğduğu anda vergilenmez.

Ne kazandırır?

Gerçek fayda iki başlıkta toplanıyor: biri vergisel, biri bilanço üzerinden. Çok duyulan üçüncü bir fayda daha var — satışta hesaplanan kârın düşmesi. (Ç) fıkrasında bu fayda yoktur; nedenini bir sonraki bölümde anlatıyoruz.

1. Amortisman matrahı yükselir

En doğrudan fayda budur. Yukarıdaki örnekte amortismana esas değer 1.000.000’dan 1.196.400’e çıkmıştır; kalan faydalı ömür boyunca gider yazılacak tutar da aynı oranda artar. Enflasyonist ortamda tarihî maliyet üzerinden ayrılan amortismanın eridiği düşünüldüğünde, bu düzeltme matrahı gerçeğe yaklaştırır. Yeniden değerleme amortisman süresini yeniden başlatmaz; kalan faydalı ömür ve aynı oran üzerinden devam edilir.

2. Özkaynak güçlenir

Değer artış fonu özkaynak kalemidir ve bilançoyu doğrudan büyütür. Bunun üç türev etkisi var:

  • –Türk Ticaret Kanunu’nun 376’ncı maddesi. Sermaye kaybı ve borca batıklık hesaplamasında özkaynağın yükselmesi tabloyu iyileştirir. Belirleyici olan denetime tabi olup olmamak değil, ticari finansal tabloların hangi çerçeveye göre düzenlendiğidir: etki, tablolarını Vergi Usul Kanunu ve Tek Düzen Hesap Planı esasına göre düzenleyen şirketlerde doğar. TFRS veya BOBİ FRS uygulayanlarda bu fon anılan tablolara yansımaz.
  • –Finansman gider kısıtlaması ve örtülü sermaye. Her ikisi de özkaynak büyüklüğüne bağlı hesaplamalardır; özkaynağın artması bu hesaplarda mükellef lehine çalışabilir. Zamanlama ikisinde farklıdır: finansman gider kısıtlamasında ölçüm dönem sonu bilançosuna göre yapıldığından etki aynı yıl doğar; örtülü sermayede ölçüt hesap dönemi başındaki öz sermaye olduğundan, bu yıl kaydedilen fonun etkisi izleyen hesap döneminde başlar. Etkinin büyüklüğü bilançoya göre değişir, somut olayda hesaplanmalıdır.
  • –Kredi rasyoları ve üçüncü kişiler nezdinde görünüm. Borçlanma oranları ve teminat değerlendirmeleri doğrudan etkilenir.

Madalyonun öbür yüzü: fayda büyük ölçüde bir ertelemedir

Bu bölüm, uygulamayı önerirken en çok dikkat ettiğimiz noktadır.

Fıkranın yedinci bendi, elden çıkarılan kıymete isabet eden ve pasifte fon hesabında gösterilen değer artışlarının “aynen amortismanlar gibi muameleye tabi tutulacağını” söyler. Yani kıymet satıldığında fon, kazancın tespitinde dikkate alınır. Yıllar boyunca fazladan yazılan amortisman gideri, satış anında geri gelir.

Buna karşılık altıncı bent, fonun sermayeye eklenmesi hâlinde bu tutarların ortaklar tarafından işletmeye ilave edilmiş kıymet sayılacağını öngörür; sermayeye ilave kâr dağıtımı sayılmaz ve vergilenmez. Fonun sermaye dışında başka bir hesaba aktarılması veya işletmeden çekilmesi ise, o dönem kazancıyla ilişkilendirilmeksizin derhal gelir veya kurumlar vergisine tabi tutulur.

Pratik sonuç

Satılması planlanan bir kıymet için (Ç) fıkrası kapsamında yapılan değerleme, tek başına kalıcı bir vergi avantajı üretmez; ertelenmiş bir avantaj üretir. Faydayı kalıcı kılmanın yolu, fonun satıştan önce sermayeye ilave edilmesidir — sermayeye eklenen değer artışları satış kâr ve zararının tespitinde dikkate alınmaz.

Ne var ki sermayeye ilave de geri dönüşü kolay bir karar değildir. Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32/B maddesi uyarınca, sermayeye eklenen bu tür fonlar sonradan sermaye azaltımına konu edilirse vergilenir: sermayeye ilavenin üzerinden beş tam yıl geçmeden yapılan azaltımda azaltılan tutarın öncelikle fon kalemlerinden sayıldığı kabul edilir ve hem kurumlar vergisi hem de kâr dağıtımına bağlı stopaj doğar. Fonu sermayeye eklemeden önce bu ihtimali de hesaba katmak gerekir.

Buna karşılık elden çıkarma düşünülmeyen, uzun süre işletmede kalacak kıymetlerde erteleme pratikte kalıcıya yakın bir faydaya dönüşür. Karar, kıymet bazında verilmelidir.

Telafi yoktur

Fıkranın sekizinci bendi uyarınca her yılın yeniden değerleme oranı ancak o yıla ait değerlemede dikkate alınabilir. Atlanan veya eksik uygulanan bir yıl sonradan telafi edilemez. Ara yıllarda yapılmaması sonraki yıllarda yeniden başlamaya engel değildir; ama geçmiş geri gelmez.

Mükerrer 298/(Ç) ile geçici 32 arasındaki fark

İkisi aynı tebliğde düzenlenmiştir ve sık karıştırılır; mükellef kapsamları aynı, sonuçları farklıdır.

KonuMükerrer 298/(Ç) — sürekliGeçici 32 — tek seferlik
TekrarŞartları varsa her yıl ve geçici dönemdeYalnızca bir kez
VergiYokNet değer artışı üzerinden yüzde 2
Arsa ve araziKapsam dışıKapsamda
Kur farkı ve kredi faiziMaliyetten arındırılırKapsama alınabilir
Satışta fonKazancın tespitinde dikkate alınırKazancın tespitinde dikkate alınmaz
ZamanlamaEnflasyon düzeltmesi şartlarının gerçekleşmediği dönemlerdeİlk (Ç) uygulamasından önceki hesap dönemi sonu itibarıyla

Kabaca: geçici 32 yüzde 2’lik bir vergi karşılığında kalıcı bir fayda satar ve arsa-araziyi de kapsar; (Ç) fıkrası vergisizdir ama ertelemelidir. Bilançosunda büyük arsa-arazi portföyü, aktifleştirilmiş finansman maliyeti veya yakın vadeli bir satış planı bulunan şirketlerde geçici 32 ayrıca değerlendirilmelidir. Geçici 32’nin somut mükellefte bugün hâlâ kullanılabilir olup olmadığı, maddenin kendi zamanlama şartı nedeniyle ayrıca incelenmesi gereken bir konudur.

Karar verirken

  • 1Kıymet kıymet bakın. Uygulama ihtiyari ve seçmeli olduğundan, satılması planlanan kıymetlerle işletmede kalacak kıymetleri ayırmak kararı netleştirir.
  • 2Maliyet bedelini ayıklayın. Maliyete eklenmiş kur farkı ve kredi faizlerinin ayrıştırılması işin en zaman alan kısmıdır; veriyi önceden hazırlayın.
  • 3Amortisman geçmişini kontrol edin. Eksik ayrılmış amortisman, tam ayrılmış varsayımı nedeniyle matrahı düşürür.
  • 4Fonun geleceğini şimdiden kurgulayın. Sermayeye ilave düşünülüyorsa bunu baştan planlayın; fonun başka bir hesaba aktarılması anında vergi doğurur.
  • 5Geçici dönem tercihinizin yıl sonunu bağlamadığını hatırlayın. Geçici vergi döneminde yapılan değerlemeden dönem sonunda vazgeçilebilir; bir dönemi atlamak yıl içinde sonradan değerleme yapmaya engel değildir.
  • 6Arsa ve arazi ağırlıklı bilançolarda beklentinizi ayarlayın. (Ç) fıkrası bu kıymetleri kapsamaz; tek başına yetersiz kalabilir.
Birlikte bakalım

Hangi kıymetlerin değerleneceği, fonun nasıl yönetileceği ve geçici 32’nin devreye girip girmeyeceği, şirketin bilanço yapısına ve satış planlarına göre değişir. Hesaplamayı ve kayıt düzenini birlikte kurgulamak için bize ulaşabilirsiniz.

Kullanılan metinler

  • –213 sayılı Vergi Usul Kanunu, mükerrer madde 298 fıkra (B) ve (Ç), geçici madde 32 ve geçici madde 37.
  • –537 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği — yeniden değerleme uygulamasının usul ve esasları. Resmî Gazete 14.05.2022, sayı 31835.
  • –5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Sirküleri /74 — KVK-74 / 2026-4 / Yatırım İndirimi-60, 30.10.2026. Konusu: Geçici Vergi Dönemlerinde Yeniden Değerleme Oranı.
  • –7571 sayılı Kanun — Vergi Usul Kanunu’na geçici 37’nci maddeyi ekleyen kanun. Resmî Gazete 25.12.2025, sayı 33118.

Bu sayfadaki açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; belirli bir olaya ilişkin görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. 2026 hesap dönemi sonunda uygulanacak yıllık yeniden değerleme oranı bu sayfanın hazırlandığı tarihte henüz ilan edilmemiştir. Mevzuat ve idarenin görüşü değişebilir. Somut durumunuz için düzenlemelerin güncel hâlini esas alınız ve bizimle iletişime geçiniz.